Yeni Başkan Trump ve ABD Türkiye İlişkileri Nasıl Olacak

Amerika Birleşik Devletleri yeni başkanını seçti. ABD’nin 45’nci başkanı Donald Trump oldu. Donald Trump seçim çalışmalarında çok farklı konularda seçmenlere vaatlerde bulundu.

Yeni Başkan Trump ve ABD Türkiye İlişkileri Nasıl Olacak
Amerika Birleşik Devletleri yeni başkanını seçti. ABD’nin 45’nci başkanı Donald Trump oldu.  Donald Trump seçim çalışmalarında çok farklı konularda seçmenlere vaatlerde bulundu.  Donald Trump’un seçim çalışmalarında seçmenlere sunduğu vaatler arasında Ortadoğu politikaları, Irak, Türkiye, Suriye, darbe girişimi ve Fethullah Gülen’in iadesi konuları da var.

TEMMUZDAKİ RÖPORTAJ
Donald Trump seçim turlarında daha çok iç politika ve güdeceği siyaset üzerinde seçim çalışmalarını yürüttü. Amerika’nın dış politikalarının neler olacağıyla alakalı ve de Türkiye ile alakalı konuları çok gündeme getirmedi. Seçim çalışmaları sırasında Amerikan New York Times gazetesinde yayınlanan röportaj bazı konularda neler olabileceği ile alakalı bizlere genel hatları çiziyor. Özellikle röportajda Orta Doğu, Suriye, Kürtler ve Rusya'yla ilgili açıklamalara bakarak Trump’un yukarıdaki konularla alakalı izleyeceği yolun haritasını çıkarmak mümkün.

TÜRKİYE- SURİYE - ABD
TürkiyeABD ilişkilerinde en önemli ve üzerinde durulacak konuların başında Suriye konusu dikkat çekiyor.  Trump Ortadoğu’da rejim değişikliklerine yönelik askeri ve parasal yardımların kesilmesi gerektiğini düşünüyor, bu yardım ve askeri yardımları eleştiriyor. Haliyle Trump, Suriye’de çözüm konusunda Türkiye’den farklı düşünüyor. Trump, Irak savaşını ve Libya müdahalesini her fırsatta eleştiren açıklamalar yapıyordu. Bu düşünceleri ile daha önceki başkanlardan ayrışan bir düşünce tarzı ve siyaset güdeceği tahmin ediliyor.

SURİYE- İŞİD- RUSYA
İŞİD ve Suriye politikalarında Rusya ile hareket edeceğinin sinyallerini seçim çalışmalarında vermişti. Özellikle İŞİD ve İŞİD konusunun Rusya ile çözülmesi taraftarı.  Ortadoğu uzmanlarının görüşü bu konuda Trump ile Türk hükümetinin İŞİD siyasetinin örtüşmediğini yönünde. Trump İŞİD ve Suriye konusunda Rusya ve Esad ile çalışmak isteyecek. Bu istek ise Türk hükümetinin istediği bir çözüm yolu değil.
SURİYELİ KÜRTLER
Trump Suriyeli Kürtleri destek verilmesi gerektiğini savunuyor.  Yapılan New York Times röportajında "Ben Kürtlerin büyük hayranıyım" demiş, kendisine yöneltilen "Ama Erdoğan değil, bu durumla nasıl baş edeceksiniz" sorusuna şu cevabı vermişti: "İdeali, onların hepsini bir araya getirmek olur. Ve bu bir olasılık olur. Ama ben Kürt güçlerin büyük bir hayranıyım. Aynı zamanda, Türkiye'yle potansiyel olarak çok başarılı bir ilişkimizin olabileceğini düşünüyorum. Ve ikisini bir şekilde bir araya toplamak gerçekten harika olacaktır." diyerek hem Kürtlerin kucaklanmasını gerek hem de Türkiye ile iyi ilişkilere devam edilebilir demişti.

İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

Trump Türk Demokrasisini değil güçlü liderleri önemsiyor. Türkiye’de 2013 yılından beri yaşanan demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğüyle ilgili eleştirileri çok önemsemiyor. Onun dikkat ettiği şey güçlü liderler.

DIŞ SORUN YERİNE İÇ SORUNLAR
Dıştaki sorunlardan çok içteki sorunların göz önüne alınması gerektiğini düşünen Trump 15 Temmuz sonrası tasfiyelerle ilgili sorulan soruya "Bizim ülkemizin de birçok yurttaşlık hakkı sorunu var" cevabını verdi. Böylece Trump’un asıl hedefi dış ülkelerde yaşanan demokrasi ve insan hakları ihlalleri olmadığı daha çok içerideki demokrasi ve insan hakları sorunları olduğunun bilinmesi gerekiyor.

FETHULLAH GÜLEN’İN İADESİ

Fethullah Gülen’in iadesi meselesi hakkında  ise direk bir görüş belirtmeyen Trump konunun yargının doğal seyrinde seyretmesi taraftarı olacağının bilinmesi gerekiyor.
Konu ile ilgili Marc Pierini’nin yaptığı açıklamada ise şunlara dikkat çekildi: "Türkiye'nin Gülen'in iadesi talebi konusu ABD'nin yeni başkanının kim olacağıyla ilgili değil. Bu, ilgili kişinin temyizini de içerecek şekilde doğal seyrini izleyecek bir yargı sürecidir. Bu süreç de, yeni başkanın görev süresinin en az yarısına kadar devam edecektir" diyor. Yani iade süreci hızla çözülecek bir konu değil. Uzun yıllar alacaktır.

Ayrıca  "Şu ana kadar Washington'da hiç kimsenin elinde, darbe girişimini emrini Gülen'in verdiğine dair kanıt yok. Türkiye bunu sunarsa bu değerlendirilecektir" diyen gazeteci ayrıca Erdoğan’ın uyguladığı siyasetin yanlışlarına parmak basıyor.

"Erdoğan daha fazla gazeteyi kapattıkça, gazetecileri tutukladıkça, ifade özgürlüğünü kısıtladıkça ve üniversitelerin peşine düştükçe ABD siyasi açıdan Fethullah Gülen'i iade etmeyi daha az tercih edecektir.” Diyerek iade süreci konusunda Türkiye’nin bilgiden çok belge sunması gerektiğinin altını çiziyor.
 

Haberimport.com - İbrahim Atalay

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.