Sakatlık Nedeniyle Kariyeri Sona Eren Futbolcular

Futboldaki değişim teknolojinin daha aktif olarak hayatımızı ele geçirmesi ve beklentilerin artmasıyla birlikte yaşandı. Futbol artık çok daha karışık verilerin kullanıldığı, dünyanın her yerinden insana ulaşabilen global bir spor ve endüstri olmayı başardı.

Sakatlık Nedeniyle Kariyeri Sona Eren Futbolcular
Onları futboldan koparan yas değil, erken yaşta sakatlıklar. Yeşil sahanın kabusu haline gelen sakatlıklar bir çok futbolcunun kariyerine son verebiliyor. Gelişen futbol ile birlikte futbolcuların üzerine binen yük de artarken, geçmişten günümüze sakatlık ve sağlık sorunları da, erken yaşta vedalara neden oluyor.

Son yüz yılın en popüler sporu olan futbol, özellikle son 20 - 30 yıl içerisinde yaşadığı değişimle birlikte bir spordan öte olmaya başladı. Artık herkesin de kabul ettiği gibi futbol sadece bir spor değil, aynı zamanda bir endüstri. Hatta öyle bir endüstri ki, dünyanın en büyük endüstrilerinden biri...

Futboldaki değişim teknolojinin daha aktif olarak hayatımızı ele geçirmesi ve beklentilerin artmasıyla birlikte yaşandı. Futbol artık çok daha karışık verilerin kullanıldığı, dünyanın her yerinden insana ulaşabilen global bir spor ve endüstri olmayı başardı.

Tabi futbolun bu değişimi, doğal olarak futbolun baş aktörlerinde de önemli değişimlerin olmasına yol açtı. Futbolun son 20 yılda yaşadığı değişimden en çok etkilenen isimler hiç kuşkusuz futbolcular ve teknik ekipler oldu. Bu değişimin olumlu yanları da var tabi ki. En basitinden düşünecek olursak futbolcuların kazandığı ücretlere bakabiliriz. Tabi bu ücretlerin artması aslında futbolun ekonomik olarak değişim içerisinde olmasıyla da alakalı. Bir önemli ve bu yazının konusu olan değişim ise futbolcuların saha içerisinde harcadığı efor ya da bir başka değişle bizim onlardan beklentimizle alakalı...

Artık 1978 Dünya Kupası'nda oynanan futboldan geriye kurallar dışında aynı olan bir şey kalmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yani artık futbol takımları çok daha efor harcıyorlar, futbolcular saha içerisinde çok daha fazla koşuyorlar, antrenmanlarda çok daha ağır şekilde çalışıyor ve enerji harcıyorlar. Ayrıca bunun kesinlikle 1978'de olandan çok daha fazla olduğunu da söylemek gerek. Dönemin şartlarıyla baktığımızda; yani 1970'lerden örnek verecek olursak Dünya Kupası finalinde ortalama bir futbolcudan kimse 12 - 13 kilometre koşmasını beklemiyordu. Çünkü futbol o kadar hızlı da oynanmıyordu. Ancak günümüzde Dünya Kupası finali oynayan takımlara baktığımızda 90 dakikayı sahada geçiren bir futbolcudan herkes en az 12 ya da 13 kilometrelik bir koşu mesafesi bekliyor. Aslında günümüzdeki başarının sırrı da buradan geçiyor. Tabi bu futbolun ağırlaşan şartları yazımızın konusu olan futbolcu sakatlıklarını ya da hastalıklarını da beraberinde getiriyor. Futbolcular çok daha ağır şartlarda çalışıyor, çok daha fazla karşılaşmaya çıkıyor ve doğal olarak istenmeyen sakatlıklar. hastalıklar da artıyor.

Yakın zamanı düşündüğümüzde önümüze birçok önemli örnek çıkıyor aslında. Kendisinden çok şey beklenirken, genç yaşta futbolu bırakmak zorunda kalanlar; sürekli yaşadığı sakatlıkları atlatamayıp futboldan kopmak zorunda olanlar...

FUTBOLCULARIN BEKLENMEYEN ERKEN VEDALARI

Yakın dönemin en hüzünlü ayrılıklarından biri aslında onun hikayesi... Futbol kariyerine Real Madrid altyapısında başlayan Ruben de la Red. henüz 25 yaşındayken futbolu bırakmak zorunda kaldı. Real Madrid ve İspanyollar’ın gelecekte çok şey beklediği isimler arasında gösterilen Ruben de la Red, 30 Ekim 2008 tarihinde Real Madrid'in Real Union ile oynadığı İspanya Kral Kupası maçında ilk sinyali futbolseverlere vermişti. Karşılaşmanın henüz 15 dakikası oynanmamıştı ki Ruben de la Red kendini bir anda yerde buldu. Açıkçası o anı görenler ne kadar da hüzünlü ve can sıkıcı bir an olduğunu da hatırlayacaktır... O dönemde sadece 23 yaşında olan Ruben de la Red’e hemen gerekli müdahaleler yapılmıştı. Çok önemli uzmanların elinde geçen iki yılın ardından doktorlar genç futbolcunun futbol oynamasının uygun olmadığına karar verdiler. Yaşadığı kalp rahatsızlığı nedeniyle futbol oynaması uygun bulunmayan Ruben de la Red, herkesin hatırlayacağı gibi Santiago Bernabeu Stadı'nda yaptığı basın toplantısıyla futbol kariyerini noktaladığını dile getirmişti. Gözyaşlarının bol olduğu bu basın toplantısı, aslında son yıllarda futbolu sağlık ve sakatlık nedeniyle bırakan isimlerin en hüzünlülerinin başında geliyor...

ALMANYA'NIN GÖZDESİYDİ AMA...

0 dönemde Almanların yeni gözdesiydi Sebastian Deisler... Borussia Mönchengladbach altyapısından yetişen ve herkesin çok şey beklediği Deisler, Hertha Berlin kariyerinin ardından henüz 22 yaşında Bayern Münih'in yolunu tutmuştu ki Bayern ve Almanya az önce de belirttiğim gibi ondan çok şey bekliyordu. Hertha Berlin döneminde de diz sakatlıklarıyla anılan Deisler'e Bayern yine de şans vermişti. Çünkü ondan herkes gerçekten çok şey bekliyordu. Ancak o bir türlü yaşadığı sıkıntıları sorunları atlatamadı.

Asıl büyük sakatlığı 2003-2004 sezonunda yaşayan Deisler, bu sakatlığı ve buna bağlı olarak girdiği depresyonu bir türlü atlatamadı. Zor zamanlardan çıkamayan Deisler 27 yaşında futbolu bırakmak zorunda kaldı. Yaşadığı depresyonu herkes anlatsa da onu ilk olarak futboldan uzaklaştıran şey kesinlikle aşamadığı sakatlığı oldu. Futbolu bıraktıktan sonra verdiği bir röportajında da bunu 'Ben sadece bacaklarımın izin verdiği ölçüde yarışa katılabildim' sözleriyle ifade ediyordu...

ADA'NIN İKİ KAYBI

Liverpool’da çok önemli isimlerle birlikte de forma giyme şansı yakalayan Neil Mellor da futbolu erken bırakanlar arasında yer alıyor. Liverpool’da bir türlü bekleneni veremeyen - ki bir kesim futbolsever onun yeni Fowler olabileceğini düşünüyordu. Mellor’ın kariyeri daha sonra kiralık oynadığı takımlarda devam etti. 2006 yılında Preston'da yeni bir kariyere başlayan Mellor en istikrarlı yıllarını burada geçirdi. 2011 yılında Milton Keynes maçında aldığı darbeyle bir diz sakatlığı yaşadı. Ki bu darbe Mellor'un hayatını da değiştirdi. Mellor’ın yapılan kontrollerin ardından futbola devam etmesinin zor olduğu belirtildi ki 29 yaşındaki oyuncu da bu uyarıları göz ardı etmedi ve futbolu bırakma kararı almak zorunda kaldı...

Futbol kariyerini Ada'da sürdüren ancak sakatlığı nedeniyle erken yaşta bu kariyeri noktalayan isimlerden bir diğeri de İngiliz golcü Dean Ashton oldu... Crewe ve Norwich kariyerlerinin ardından 2006 yılında yaklaşık 7 milyon pound karşılığında West Ham United'a transfer olan Dean Ashton milli takım kampında yaşadığı sorundan sonra bir türlü kendini toparlayamadı. Milli takım kampında Shaun Wright-Phillips'in müdahalesi sonrasında bileği kırılan Ashton 2006-2007 sezonunda West Ham forması giyememişti. Bileğinin kırılmasının ardından birçok operasyon geçiren Ashton istenen seviyeye bir türlü gelememişti ki aynı noktadan 2008 yılında yaşadığı sakatlık ise her şeyin son noktası olmuştu. Dean Ashton Eylül 2008’deki sakatlığı ardından bir daha futbol oynamadı. 2009 yılında futbolu bıraktığını açıklayan Ashton sakatlık nedeniyle Ada'nın kaybettiği en önemli isimler arasında gösteriliyordu.

EFSANE DE SAKATLIĞA DİRENEMEDİ

Marco van Basten deyince kuşkusuz hepimizin aklına o ‘an' geliyor. 1988 Avrupa Şampiyonası'nda Hollanda forması altında dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne attığı o gol... O Hollanda ve dünya futbolunun efsanelerinden olmayı başardı ancak efsane olmak onu sakatlık kabuslarından bir türlü kurtaramadı. Ajax ve Milan formalarıyla 200'den fazla gol atan; Eredivisie, Serie A, UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonlukları olan efsane Marco van Basten henüz 28 yaşında futbolu bırakmak zorunda kaldı. Sakatlıkla baş edemiyor insan, efsane olsa bile. Hollandalı yıldız bunun en iyi örneklerinden biri. Tüm çabalara, tedavilere rağmen sakatlık kabusu 28 yaşında bir efsanenin futbola veda etmesine neden olmuştu...

TÜRKİYE'DEN DE TANIDIKLAR VAR

Dünya futbolunda olduğu gibi Türkiye'de de bu ve benzeri sakatlık, sağlık sorunları nedeniyle futbolu erken yaşta bırakmak zorunda kalan isimler oldu. Türkiye'de be Türkiye'de bir dönem yer almış, yakından tanıdığımız isimler dersek belki daha doğru olacaktır... Ben bu isimler arasında önceliği, o anı birebir yaşamış olduğum için Michal Meduna’ya vermek istiyorum. Vestel Manisaspor ile Galatasaray arasında oynanan o karşılaşma açıkçası kolay kolay aklımdan çıkmayacak bir andı. Koltuk başında insanın gözlerinden akan yaşa engel olamadığı, o andan sonra maçın skorunun ya da atılacak penaltının bir anlam ifade etmediği bir andı benim için... 2006 yılında Manisa'da oynanan karşılaşmada Galatasaray'ın kazandığı penaltı sonrasında atış yapılmadan önce baygınlık geçiren Meduna, hemen hastaneye kaldırıldı. Yapılan müdahaleler sonrasında genç ismin bir kalp spazmı geçirdiği açıklanmıştı. Daha sonrasında doktorlar Meduna'nun futbol oynamasının uygun olmayacağını açıkladılar. Çek oyuncu da o dönemden sonra futbola profesyonel olarak devam etmemişti. Yakın dönemde buna benzer yaşanan ve bizi üzen bir diğer olay ise Ümit Özat'ın başına gelmişti. Fenerbahçe’deki kariyerinin ardından Bundesliga’nın yolunu tutan ve Köln forması giymeye başlayan Ümit Özat. 2008 yılında sahada yaşadığı kalp rahatsızlığı sonrasında futbol yaşantısını noktalamak zorunda olduğunu açıklamıştı. Ümit Özat’a kalp kası iltihabı teşhisi konmuştu ki milli oyuncu da bu andan sonra devam etmeme kararı almak zorunda kalmıştı. Özat kısa süren Köln kariyerini noktalarken hafızalarımızdan silinmeyecek duygun dolu anlar yaşatmıştı bize veda konuşmasını yaptığı basın toplantısında...

SADECE ERKEK FUTBOLU DA DEĞİL

Bu yaşanan kötü ve hüzünlü anlar sadece erkek futbolunda da olmuyor. Kadın futbolundan da bu olaya yakın zamandan örnek verebileceğimiz bir isim bulunmakta... Kanadalı Kara Lang; belki birçoğumuz bu ismi daha önce duymadık ancak Kara Lang futbol kariyerini 24 yaşında noktalamak zorunda kalan isimlerden bir tanesi. Kanada'nın yetiştirdiği en iyi kadın futbolcular arasında gösterilen Lang. yaşadığı diz ve bağ sakatlıklarını bir türlü atlatamayıp. 24 yaşında kariyerini noktalamak zorunda kalmıştı. Tabi onun bu kararı Amerika'da büyük üzüntüye yol açarken, basın toplantısında Lang'in yaşadığı duygusal anlar da ekranlardaki herkesi oldukça üzmüştü. 24 yaşında bir kadın futbola devam edemediğini gözyaşları içerisinde açıklıyordu...

BU İSİMLERİ DE UNUTMAMAK GEREK

Tabi sadece bu isimlerle sınırlandırılabilecek bir alan değil; sağlık ve sakatlık sorunları nedeniyle futbolu bırakmak zorunda kalan daha birçok futbolcu var. Bir dönem Galatasaray'ın teknik direktörlüğünü yapan Michael Skibbe. İngiltere’nin efsaneleri arasında yer alan Brian Clough; müzmin sakat olarak kariyerini bitirmek zorunda kalan Owen, Elvir Baliç ve daha birçok isim; yaşadığı sakatlık ve sağlık sorunları nedeniyle normalinden daha önce futbol kariyerini noktalamak zorunda kaldı...
 

Haberimport.com - Levent Örün

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.