Bülent Çolak; Oyuncu Olmasaydım Belgesel Fotoğrafçısı Olmak İsterdim

Bu haber 26 Şubat 2018 - 20:13 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Geniş Aile, Çakallarla Dans, Hükümet Kadın, Hatırla Sevgili, Hayati ve Diğerleri, Azizname, Torun İstiyorum, Fırtına, Chamaco gibi birçok sinema filmi, dizi ve tiyatro oyunuyla seyirciyle buluşarak unutulmaz karakterlere imza atan başarılı oyuncu Bülent Çolak, İstanbul Erkek Lisesi Sinema Kulübü öğrencileriyle bir araya geldi. 

Söyleşiyi izlemeye gelenler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan Bülent Çolak, öğrencilerin kendisi ile ilgili merak ettikleri soruları yanıtlarken tiyatronun işçiliğinden gelmenin oyunculuğuna katkısına, tiyatronun hayatındaki öneminden dizi-sinema-tiyatro üçlemesinde bir oyuncu için rol seçiminin kariyerine etkisine kadar geniş yelpazede birçok önemli konuya değindi.

Türkiye’de kitap okuma ve tiyatro oyunları izleme oranının çok düşük olduğunu söyleyen ünlü oyuncu, gençlerin kaliteli içeriğe sahip kitaplar okumasının ve yaratıcılıklarını destekleyen, sanatın büyüsünü hissettirirken aynı zamanda keyif de veren konser, tiyatro oyunu gibi daha sahici işlerle buluşmasında asıl önemli görevin sanatı icra eden kişilerin üzerinde olduğunu belirtti. 

Tiyatrodan aldığı heyecanın bambaşka olduğunun altını çizen Çolak, oyuncu olmasaydınız ne yapmak isterdiniz sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı; “Konservatuvara girmeyi denedim ancak olmadı. Bu mesleğe ilk adımımı tiyatro ile attım. Ondan aldığım heyecan ve seyirciyle bire bir olma hali muhteşem bir duygu. Çocukken oyunculuğu hayal etmemiştim. Fotoğraf çekmeyi ve anı yakalamayı seviyorum. Oyuncu olmasaydım belgesel fotoğrafçısı olmak isterdim. Babam bankacı olmamı isterdi ama ben meslek olarak da yaşam biçimi olarak da oyunculuğu seçtim”

“KEŞKESİZ BİR HAYAT YAŞANMAMIŞ BİR HAYATTIR”
Bir rolü seçerken oyuncunun rolün kendisine uygun olup olmadığını hissedebileceği üzerinde de duran başarılı oyuncu, içinde bulunmaktan pişman olduğunuz bir yapım oldu mu, kendinizi izleyip eleştirir misiniz ve oynamaktan en çok keyif aldığınız oyuncular kimler sorularına da içtenlikle yanıt verdi. 
-“Bazen öyle bir rol çıkar ki karşınıza, bilirsiniz ki doğru casttır. Doğaçlamalarla kendinizden de birçok şey katarak oynarsınız. İçinde bulunmaktan pişman olduğum bir yapım elbet oldu ama proje adı vermeyeceğim. 21 yaşındayken Tuncel Kurtiz’le 1998’de ‘Hoşçakal Yarın’ filmi çekimlerinde beraberken bana söylediği lafı hatırlatırım hep. Bu hayatta keşkelerin, pişmanlıkların yoksa hayatı yaşamamışsındır derdi. O yüzden kötü deneyimlerim de bilirim ki bana çok şey kattı.” -“Baltayı önce kendine vuranlardanım ben. Sıcağı sıcağına izleyemem aradan biraz zaman geçmesi gerekiyor. Benim bir iç aynam vardır. İç aynamdan durumu hissedip o şekilde yol almayı tercih ederim. Çünkü işimi etkilediğini düşünüyorum. Herkesin bir kalkanı vardır, bu da benim savunmam.” 
-“Fırat Tanış’la kimyamız iyi tutar, oynarken çok eğleniriz. Günay Karacaoğlu, Serkan Keskin, Binnur Kaya, Settar Tanrıöven ve Rasim Öztekin’le de oynamak çok keyiflidir.”

Söyleşi kapsamında öğrencilerden gelen sorular üzerine hikayelerini de anlatan Çolak, paylaştığı anılarla salonu sık sık kahkahaya boğdu. Keyifle geçen söyleşi programı sinema kulübü ekibinin Bülent Çolak’a plaket takdim etmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.