Haberimport.com

Neslican Tay’ın Yaşam Öyküsü

Neslican Tay’ın Yaşam Öyküsü
17 Eylül 2019 - 10:57

Neslican Tay, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

Sosyal medyada, bir bacağının kesilmesine neden olan kansere karşı verdiği mücadeleyle tanınan 20 yaşındaki Neslican Tay, bir süredir İstanbul’daki özel bir hastanede yoğun bakımda bulunuyordu.

Kansere karşı verdiği mücadeleyle milyonların sevgisini kazanan Neslican Tay, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Daha önce 3 kez yendiği kansere 4. Defa yakalanan ve verdiği savaş ile sosyal medyanın gündemine oturan Neslican Tay’ın bacağında bulunan tümör nedeniyle 2018 yılında bir bacağı kesilmişti.

Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve Twitter’da binlerce kullanıcının yardım kampanyası başlattığı Tay, dördüncü kez yakalandığı kansere yenik düştü. Tay ile ilgili hastaneden bir açıklama yapıldı.

Hastaneden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Neslican Tay kızımız 6 Eylül 2019 tarihinde uzun süredir mücadele ettiği ‘yaygın tutulum yapmış malign mezenşimal tümöre bağlı artmış olan semptomları nedeniyle hastanemize müracaat etmişti. Durumunun ağırlaşması üzerine 15 Eylül Cumartesi günü yoğun bakıma alınmıştı. Ancak süreç içerisinde gelişen çoklu organ yetmezliği nedeniyle 20.09.2019 saat 21:20’de kendisini kaybettik. Allah’tan rahmet tüm sevenlerine sabırlar dileriz.”

Rahatsızlanmadan önce konuşmacı olarak TEDx konuşmalarına katılan Neslican Tay, çok önemli mesajlar vermişti.

İşte o konuşmadan notlar….

KANSER TANISI KONDUĞUNDA TÜMÖR BACAĞIMI SARMIŞTI…

“Çok mutlu bir ailede duydum. sporcuydum, 5 yıl basketbol oynadım. 2010 yılında Fen Lisesi’nden mezun oldum. üniversite sınavında İyi bir puan aldım, ama çok daha iyisini istiyordum. tekrar hazırlanmaya karar verdim. bacağımda bir ağrı hissettim. Doktorlar spor yaptığım için önemsemediler, ‘kas ağrısı, kas yırtığıdır’ dediler. Artan ağrılarıma rağmen doğru teşhis hiçbir zaman konamadı. Kanser teşhisi konduğuna tümor bacağımı sarmış, kemiğimi aşındırmış, damarımı tıkamıştı. Türkçesi biz çok geç kalmıştık. Bu yüzden tedavim oldukça zor geçti. Tümörü çıkartmak için müdahale etmek demek, bacağımı kaybetmek demekti. Cerrahi ile çıkartılamayan bir tümör, kemoterapi ile küçültülecekti ve bacağım ancak öyle kurtulabilecekti. Bu yüzden çok ağır bir kemoterapi tedavisi gördüm. Kemoterapinin korkunç yan etkileri vardı.

SİZLERE SAÇLARIMIN ELLERİMDE KALDIĞIM GÜNLERİ ANLATMAYACAĞIM…

“Saçlarımın tutam tutam elimde kaldığı o günü, sudan bile midemin bulandığı zamanları anlatmayacağım. Bir doktorun karşıma geçip bi çırpıda, “Neslican bi daha çocuğun olmayabilir dediğinde’ duyduğum acıyı anlatmayacağım. İçselleştirmedim. Kanser çok büyük bir olay değildi. vücudumuzun her hangi bir bölgesinde bir kaç hücrenin minik hücrenin kontrolsüz bölünme evresine geçmesinden ibaretti. Ailedeki en sağlıklı çocuk bendim. Zararlı alışkanlıklarım yoktu. Ben kanser olmuştum. Demek ki herkesin başına gelebilirdim. ‘Neden ben kanser oldum’ diye hırpalamaktansa ‘eğer ben seçildiysem kanser için onu yenebilecek güçte olduğum içindir’ diye düşündüm”

KENDİME BİR SÖZ VERDİM

“Ve kendime bir söz verdim, tümörüm küçülse de büyüse de kanserin beni asla zayıf bırakmasına izin vermeyecektim. Vermedim de. Kanserin beynimi ele geçirmesine hiçbir zaman izin vermedim. Makyajımı yaptım, alışverişe gittim, arkadaşlarımla eğlenmeye gittim. Doktorlara beni gördüklerinde, kan değerlerime baktıklarında, “Senin şu an ayakta duramaman gerekiyor’ diyorlardı. Böylece üç ayı geçirdi. Kemoterapi küçülmüştü. Ama daha hala bacağımı kurtaracak seviyede değildi. Doktorlara daha ağır kemoterapi başlamaya karar verdi”

AMELİYAT KARARI

“Ağrılarım azalması gerekirken bir anda artmaya başladı. gece uykumdan uyanıp ağrıdan bi daha asla uyuyamıyordum. Bir kanser taramasına daha girdim. Anladık ki Dünya Sağlık Örgütünce kabul görmüş en ağır kemoterapiyi bile yenmişti tümor. Doktor tümorün çıkartılmasına karar verdi”

(BACAĞIM KESİLDİ) ANNE OLURSAM ÇOCUKLARIMIN PEŞİNDEN KOŞAMAYACAK MIYDIM?

“20 Temmuz 2017, elimde rujumla fotoğraf çekildim. Doktorum ameliyat öncesi bacağı kurtarmak için uğraşacağını söyledi. Bacaklarımı birbirine dokundurdum. Ameliyattan sonra uyandım. Saat 4’te uyudum. Aynı gün 6 buçukta uyandım. 19 yılın içindeki en kötü uyanıştı. Vücudumda korkunç bir ağrı vardı; bunun bacağımdaki tümör çıkartıldı ve bir protez takıldığı için bunu varsaymak istedim. Saati sordum, saatin altı olduğunu öğrenince anladım ki bacağım kesilmiş. O an acıyı tüm hücrelerimde hissettim. Kendimi unuttum o anda.

Bacağım yokken nasıl yaşayacaktım. Anne olursam çocuklarımın peşinden koşamayacak mıydım. O günkü acım tarifsizdi. Hayatta kalmak için bacağını feda etmiş bir kızsam hayatın hakkını vermeliyim diye düşündüm. Bacağımı kaybettikten 15 gün sonra dikişlerimi aldırmaya gittim. O gün bana bacağımı verdiler. Sanki bir çöp gibi verdiler. Evde balkonda otururken güvercini gördüm. Bir bacağı yoktu kuşun. Bu kuşu gördükten iki gün sordu, şortumu giydim, makyajımı giydim ve alışveriş merkezine gitmeye karar verdim. O günden sonra evde hiç durmadım. İnsanların bana acımalarına hiç izin vermiyordum”

“Kitap yazıyorum, üniversiteye hazırlanıyorum. Hayatımı, umudumu, yaşama sevincimi hiç kaybetmedim. Yılbaşına gireceğiz sürekli gezip keşfediyorum. Yeni yıldan tek beklediğim şey sağlıktı. Bi şeyleri yapmak için sadece sağlıklı olmaya ihtiyacımız var. Akciğerin sağ lobuna kanser sıçramıştı. Tümör çıkartıldı. Hiçbiriniz ne kadar zamanınızın kaldığını bilmeden yaşıyorsunuz. İki kanser atlattım, ama hiçbir zaman yaşama sevincimi kaybetmedim”

BİR MİSYONA SAHİBİM…

“Bir misyona sahibim. Ailedeki en sağlıklı bireylerin bile kanser olacağını anlatmak için. Hayatında hareket etmeden duramayan bir insanın bile bacağını kaybettiğinde hayata tutunabileceğini, demir bacaklı kadınların gururla etek giyebileceğini göstermek için buradayım”

KARANLIK OLMADAN YILDIZLARI GÖREMEZ İNSAN, KENDİ YILDIZLARINIZI KEŞFETMEK İÇİN KARANLIĞI BEKLEMEYİN.

Karanlık olmadan yıldızları göremez insan. 19 yaşımın tamamında yıldızları izleyen bir kız söylüyor bunu. Kendi yıldızlarınızı keşfetmek için karanlığı beklemeyin. Hayatınızı sevin, kendinizi sevin, bedeninizi sevin. Saçlarınızı, kilonuzu sevin. Sadece bir tane hayatınız var.
Bir parçamı (ameliyatla kesilen bacağı) kaybettim, ama bir yaşam amacı elde ettim. Sokaktaki insanlar beni durduğunda, “Neslican ben kilomla barıştım”, “Neslican ben sigarayı bıraktım” , “Neslican benim kolum yok ama artık göstermekten korkmuyorum” dediklerinden Tanrı’nın bacağımın neden benden gitmesine izin verdiğini anladım. İnsanların kalbine dokunabilmek, onlara örnek olmak benim için çok önemli. Üniversite sınavını kazanıp, bir kariyerim olsaydı belki bu kadar mutlu olmayacaktım.

(BSHA)

Haberimport Sitesinde Güncel Haber, Ekonomi Haberleri, Teknoloji, Yaşam, Sanat Haberlerini okuyabilirsiniz