• BIST 85.144
  • Altın 88,720
  • Dolar 2,3115
  • Euro 2,8325
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 2 °C
  • Adana 6 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Afyon -2 °C
  • Ağrı -5 °C
  • Amasya -2 °C
  • Antalya 9 °C
  • Artvin 1 °C

İlk Milli Füze Cirit, Milli Helikopter Atak'a Entegre Edilecek

İlk Milli Füze Cirit, Milli Helikopter Ataka Entegre Edilecek
Türkiye'nin imal ettiği ilk milli füze Cirit, Atak helikopterlerine entegre edilecek. Seri üretime geçen füzenin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslimatı yapılıyor.

Türkiye'nin imal ettiği ilk milli füze Cirit, Atak helikopterlerine entegre edilecek. Seri üretime geçen füzenin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslimatı yapılıyor.

Türkiye’nin ürettiği ilk milli Cirit füzeleri hakkında bilgi veren Taktik Füze Sistemleri Mühendislik Geliştirme Direktörü Sartuk Karasoy, milli füzelerin Türkiye’nin ilk mili taarruz helikopteri Atak’a entegre edileceğini söyledi. Karasoy, seri üretime geçen füzenin Mayıs ayından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK)’ne de teslimatının yapılmaya başladığını açıkladı.

Dr. Sartuk Karasoy, Cirit füzesinin Türkiye’de ilk defa milli olarak Türk mühendisleri tarafından tasarlanan ve üretilen güdümlü füze olduğunu söyledi. Geliştirilen sistemin şu anda envantere girdiğini dile getiren Sartuk Karasoy, Cirit füzesinin Türkiye’nin ilk milli taarruz helikopteri Atak helikopterlerine monte edileceğini bildirdi.

Cirit’in dünyada rakiplerine göre az rastlanan özelliklere sahip olduğunun altını çizen sisteme Karasoy, "Cirit, rakiplerine göre gerek menzil olarak avantajlı gerekse milli yazılıma sahip olması nedeniyle elektronik harp konusunda silahlı kuvvetlerimize avantajlar getiriyor. Cirit, atak helikopterlerinden kullanıldığı gibi başka hava araçlarından veya yer, deniz platformlarından da atılabiliyor. Platformu çeşitlendirme planlarımız da var." dedi.

"YAKIN GELECEKTE TANKSAVAR SİSTEMLERİ DE TAMAMLANIYOR"

Cirit projesini dolayısıyla bir başarı öyküsü olarak gördüklerini de anlatan Karasoy, Türk savunma sanayisi açısından buna paralel olarak geliştirilmekte olduğumuz tanksavar silah sistemlerinin olduğunun müjdesini de verdi: "Uzun ve orta menzilli tanksavar, uzun menzilli olanı atak helikopterlerinde kullanılacak. Orta menzilli olanı ise piyade tarafından kullanılabilecek. Yakın bir gelecekte daha kısa menzilli bir tanksavar projesi daha imzalamayı hedefliyoruz. Bunun dışında hava savunma projelerinde de görev almış durumdayız. Alçak ve orta irtifa hava savunma füzesini de geliştirmeye başladık. Roketsan olarak güdümlü ve güdümsüz birçok projemiz mevcut. Bunların bir kısmı gizlilik derecesi olan projeler."

"BU TİP PROJELERLE SAVUNMA SANAYİNİN GÜCÜNE GÜÇ KATIYORUZ"

Türkiye’nin stratejik hedeflerini yalnızca komşu ülkelerinin durumlarıyla bağlantılı olarak geliştirmediğini düşündüğünü ifade de eden Karasoy, bu hedeflerin siyasi olarak daha üst seviyede alınan kararlar doğrultusunda belirlendiğini kaydetti. Türkiye’nin bölge ülkeleri arasında füze sistemleri konusunda bir geç kalınmış stratejik unsur da görmediğinin altını çizen Karasoy, "Gerek tanksavarlar olsun, gerekse hava sistemlerinin üst düzey teknoloji gerektiren çok zor işler olduğunu vurgulayarak bunların altından kalkabilmek esasında başka nelerin de altından kalkabileceğimizi, belki de kalkmakta olduğumuzu gösteren şeyler. Amacımız TSK’nın yeteneklerini sürekli en üst düzeyde tutmak. Bunu yaparken de dünyada rekabetçi olacak ürünler yapabilmek. Bu, itibar acısından da çok önemli. Türkiye bundan 8-10 sene önce yüzde 25’in altında, yerli katkı payıyla savunma ihtiyaçlarını karşılarken, şimdi bunun yüzde 50’nin üstünde olması çok güzel bir gelişme. Tabi durumun ihracatla da destekleniyor olması bir kere savunma sanayimizi daha da güçlendirmemizi sağlıyor. Çünkü, ülke kaynaklarından ziyade yurtdışı kaynakları da finansman açısından kullanmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla ülke bütçesinden daha az pay alarak savunma sanayisini daha çok geliştiriyorsunuz. Güçlü savunma sanayi de zaten başlı başına bir caydırıcılık unsuru. Hem TSK için de daha büyük bir garanti. Bu, mevcut durumumuzu pekiştirmek açısında da çok önemli bir aşama." diye konuştu.

Roketsan’ın savunma sanayi alanında ihracatta önemli bir payının olduğunu da kaydeden Karasoy, Cirit füzesinin ciddi bir ihracat potansiyeline de sahip olduğunu ifade ederek, ihracat yapmalarının Milli Savunma Bakanlığı’nın izni ile gerçekleştiğini hatırlattı.

"MAYIS AYINDAN İTİBAREN TSK’YA TESLİMAT BAŞLADI"

Karasoy, cirit füzelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne tesliminin ise Mayıs ayında yapıldığını sözlerine ekleyerek, füzenin teknik özellikleri hakkında da şunları anlattı: "Kullanım konsepti açısından cirit füzesi, yarı aktif, lazer güdümlü. Hedefin bir lazer ile işaretlenmesi tarafından belirlenmesi sonrasında, bir lazer arayıcı başlık sayesinde hedefi görerek o hedefe yönelmesi prensibine dayanıyor. Bu anlamda, vuruş hassasiyeti de yaklaşık 8 kilometre menzilde 3m x 3m hedefinin yüzde 90 olasılıkla vurulması ile özetlenebilir. Şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz atışlarda, bu hassasiyetin lazer spot etrafında yaklaşık bir metre içinde olduğu yönünde. Bunun dışında füzenin ara safha ataletsel güdüm özelliği de var. 3 maksatlı harp başlığı var; hem yangın çıkartma hem zırh delme hem de anti personel özelliği bulunuyor. Bunun dışında ciritin duyarsızlık özelliği motor ya da harp baslığı, yangın ya da mermi çarpması durumunda füzenin patlamamasını sağlıyor. Bu gibi durumlarda yalnızca tutuşarak yanıyor. Bu da örneğin atak helikopterinde pilotun helikopteri ve kendisini riske atmadan füze podunu bırakma ve kendisini kurtarma şansı veriyor. Bu platform acısından çok önemli bir emniyet özelliği, ancak yeni nesil füzelerde görülebilen bir özellik." CİHAN

Milli Füze Cirit

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Sponsor Linkler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haberim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 543 27 54 | Haber Scripti: CM Bilişim